İsmi üzerine "uyuşturucu...".
Oysa vatanımızın, milletimizin ve ailelerinizin akıl ve mantığıyla hareket eden berrak ve uyuşmamış beyinlere ihtiyacı vardır. Uyuşturucular; bugünümüzü ve yarınınızı karartan, sizi kendi benliğinizden ve milli kültürünüzden koparan bir felakettir. Benliğinden ve öz kültüründen kopmuşluk da sizi bunalıma ve cemiyetin dışına iter. Bu itilmişlik ise bedeni varlığınızın yok olmasına kadar gidebilir. Merak ve özentiyle başlayan sigara içme, daha sonra gelen alkol alışkanlığı ve bir üst derecesi olan bağımlılığı bataklığa düşmenin habercisidir. İnsanı insanlığından alıkoyan bu bataklıkta yaşamaksa alkolle birlikte cinsi sapıklığı, fuhşu, uyuşturucu bağımlılığını, frengi ve çağımızın en korkunç hastalığı olan AIDS'ı getirmesi kuvvetle muhtemeldir. Biliniz ki, bu tür ortamların çoğunda ahlaki değerler geçersizdir. Ahlakın geçersiz olduğu ortamlarda bütün değer hükümleri tersine dönmüş, maddi ve manevi dengeler bozulmuş, sorumluluklar yitirilmiştir. Siz bu ortamda ancak, uyuşturucu tacirlerinin kazanç kapısı olursunuz. Uzmanlarca yapılan araştırmalara göre; AIDS ile uyuşturucu ortamlarının ve uyuşturucu kullanımı arasında doğrudan veya dolaylı bir ilişki mevcuttur. Büyük çoğunlukla siz gençlerin kullanımına sunulan, cazip gösterilen uyuşturucu maddeler; AIDS'e çeşitli hastalıklara, genç yaşta ölümlere sebep olmaktadır. Doğru, dürüst ve çalışkan olmaya çalışın. Kendinize bir hedef belirleyin. Enerjinizi o hedefe varmak için kullanın. Herkesin bir zayıfı ve zayıf yanı mutlaka vardır. Önemli olan bunu bilmek ve onun esiri olmamaktır.
Her problemin mantıklı bir çözümü mutlaka vardır. | ÇOCUK VE GENÇTE MADDE KULLANIM KUŞKUSU YARATABİLECEK BELİRTİLER - Derslerdeki başarı oranı tamamen ve her derste birden düşmesi,
- Sık sık arkadaş değiştirme,
- Arkadaşlarına tamamen sırt çevirme,
- Çevreyle ilişkilerden kaçınma,
- Tamamen içine kapanma,
- Hiçbir şeye ilgi duymama ve her şeyden uzak kalma,
- Zaman zaman aşırı neşe ile öfke/saldırganlık arasında gidip dalgalanmalar,
- Evde odasına kapanma,
- Kendi bakım ve temizliğine dikkat etmez hale gelme,
- Fazla para harcama,
- Okulu ya da iş eğitimini tamamen bırakma,
- Kendi geleceği için hiçbir yol görmeme,
- Geleceğe dönük hiçbir adım atmak istememe,
- Ellerde titreme,
- Aşırı derecede terlemek,
- Uykusuzluk.
| | | AİLE İÇİ EĞİTİM Eşler arasındaki ilişkilerin her zaman çok pürüzsüz olması beklenemez. Zaman zaman sürtüşme, anlaşmazlık ve tartışmalar da olması doğaldır. Önemli olan, anlaşmazlıklar karşısında, eşlerin olaya yaklaşımları, birbirlerine karşı davranışları ve çözüme ulaşmada izlenen yolların nasıl olduğudur. Anlaşmazlıklarda eşlerin karşılıklı oturup konuşabilmesi, her iki tarafın da kabullenebileceği bir çözüm yolu bulabilme becerisi önem taşımaktadır. Hiç sorun yokmuş casına olayları görmezden gelip sahte bir uyum içinde yaşıyor olmak, hep birinin boyun eğmek zorunda sağlıksız bir ilişki biçimini sürdürmek, sorunların çözümünde çocuklara sarılmak ya da çatışmayı onların üzerine yansıtmak sağlıksız iletişim modelleridir. Çocukların eğitiminde eşlerin beklentileri, istekleri, rolleri, sorumlulukları, yönlendirmeleri, eğitime yaklaşım biçimleri kuşkusuz birbiriyle tümüyle aynı paralelde olmayabilir. Ancak, temel konulardaki eğitim anlayışında, tutarlı ve uyumlu bir birlikteliğin sağlanması çocuklar adına önem taşımaktadır | | |
|